|
Harman zamanın son işlemlerinden birisi de hedik
kaynatmaktır.
HEDİK (BULGUR) KAYNATMA:
Tarlalardan kaldırılan hasat daha sonra patosa verilerek, saman,
buğday ve çöp olmak üzere birbirinden ayrılır. Çıkan saman hayvan yemi
olarak kullanılır. Buğday ise farlı amaçlarda kullanılmaktadır. Buğdayın
iyisi ve irisi seçilerek bir sonraki yıl için tohumluk olarak ayrılır.
Geriye kalanlar ise yiyecek alanında kullanılır.
Fotoğraf 1:
Kazanlarla bulgur kaynatma
Hasattan sonra elde edilen buğday bulgur yapılmak için çeşitli
aşamalardan geçer. Halk arasında hedik kaynatma olarak geçen bu iş
sonbahar mevsiminde olur. Özellikle hasatın bittiği Eylül başında. Harman
sonu çıkarılan buğday suyun bol olduğu ve akımın iyi olduğu bir derede
yıkanır. Yıkanan buğday harmanlarda veya dere kenarlarında kurulan büyük
bakır kazanlarda kaynatılır. Yenebilecek duruma gelecek kadar kaynatılan
buğday daha sonra dışarıya serilmek için çıkarılır. Köyümüzde genellikle
buğday sermek için geniş damlar veya düzlük alanlar kullanılır. Hedik,
büyük kilimler veya kıl çadırların üzerine serilerek kurutulur. Hasatı çok
yapan evler on iki on üç kazan hedik kaynatırlar.
Fotoğraf 2:
Kaynatılmış ve serilmeyi bekleyen bulgur
Kuruyan buğdayların ( artık bulgur olmuştur ) kabuğundan ayrılması
gerekmektedir. Eskiden yöremizde bu işlemi kadınlarımız yapmaktaydı.
Damlarda taştan yapılmış sokuların[C1] içerisinde tokmakla bu bulguru
dövmektedirler. Kaynatıldıktan sonra kurutulan bulgur sokuda dövülmeden
önce tekrardan ıslatılır. Islatılmasının sebebi bulgurun dövülürken
ezilmesini önlemek ve sokudan dışarıya sıçramasını engellemektir. Dövülen
bulgurun kabuğu tamamen ayrılır. Daha sonra sokudan çıkarılan bu bulgur
serilerek kurutulur. Kuruyan bulgurun rüzgârlı bir havada kadınlar
tarafından savrularak kepeğinden ayrılması sağlanır. Savrulduktan sonra da
eleklerde elenerek çöplerden arındırılması sağlanır. Elenen bu bulgur daha
sonra değirmene götürülerek tamamen yenecek şekilde bulgur yapılır. Çıkan bu bulgur üç şekilde
olmaktadır. Bunun en ufağına – unsu şekilde olanına – pıtpıtı denir.
Pıtpıtının bir boy büyüğüne düğür, düğürün de bir boy büyüğüne bulgur
denir.
Fotoğraf 3: Damda
seriliri kıl çadırına kaynatılmış bulgurun serilmesi
Günümüzde ise; kadınlar tarafından soku dövme işi artık
yapılmamaktadır. Eskiden kullanılan taş değirmenler yerini modern
değirmenlere bırakmıştır. Kaynatılıp kurutulan bulgur doğrudan değirmene
götürülerek, kabuğundan ayrılır ve düğür, bulgur olarak çıkar.
Fotoğraf 4:
Köyümüzde eskiden bulunan taş değirmenin yıkık hali Hazırlayan: Cengiz SARIGİL
|